Gazetecilerden kelepçeli ve ekmekli protesto
Gazetecilerden kelepçeli ve ekmekli protesto
Mersinli gazeteciler, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü buruk kutladılar. Mersin Gazeteciler Cemiyetinin (MGC) düzenlediği törende, yerel yayınlanan Mersin Haberci Gazetesinin Editörü Hediye Eroğlu, Türkiyede 146 gazetecinin tutuklu olmasını, ellerine kelepçe takıp, ağzını bantlayarak protesto etti. Aziz Avcı ise işsiz gazetecilere dikkat çekmek için meslektaşlarına ekmek dağıttı.
MGC, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı’nda tören düzenledi. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kutlamalarına protestolar damga vurdu. Mersin’de görev yapan yerel ve yaygın basın çalışanlarının katıldığı törende, Atatürk Anıtı önünde saygı duruşunda bulunarak İstiklal Marşı’nı okuyan gazeteciler, ilginç iki eyleme de imza attı. Törende, genç gazeteciler adına konuşma yapması için kürsüye çağrılan Haberci Gazetesi Editörü Hediye Eroğlu, bir meslektaşından yardım alarak ellerine kelepçe taktırdı. Daha sonra ağzını da siyah bantla kapattıran Eroğlu, Atatürk Anıtı önünde bir süre bu şekilde durarak protesto eylemi gerçekleştirdi. Eyleminin ardından ağzındaki bandı çıkararak Türkiye’de gazetecilerin gazetecilik yapamadıklarını ve konuşturulmadıklarını belirten Eroğlu, bu nedenle konuşma yapmayacağını söyledi.
“TÜRKİYE'DE GAZETECİLER ÇALIŞTIRILMIYOR”
Eroğlu’nun hazırladığı basın metninde ise şu ifadelere yer verildi: “Ülkemizde işsiz kalma, tutuklanma gibi korkularla bu mesleği yürütmeye çalışan gazeteciler için 10 Ocak ne yazık ki bayram olmaktan çıktı. 1961 yılında 212 Basın Yasası ile bayram olarak ilan edilen 10 Ocak, gazetecilere çağdaş haklar tanıyor ve gerçekten bir bayram havası estiriyordu. 56 yıl sonra bugün bambaşka sorunlarla ve içeriğindeki bütün özelliklerini fiilen yitirerek kağıt üzerinde duruyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'nün 2016 Dünya Basın Özgürlüğü Sıralamasında Türkiye 180 ülke arasında 149’uncu sıradan, iki puan gerileyerek 151'inci sıraya yerleşti. Kayyum atamaları, ekonomik baskılar, tutuklamalar ile yüzlerce gazeteci işini kaybetti. Sektördeki daralma nedeniyle bir çok arkadaşımız iş bulmakta zorlanıyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun verilerine göre basın sektörü, işsizliğin en yüksek olduğu işkollarından biri olarak açıklandı. Fikir işçileri, Türkiye'de işsizlikle tehdit edilirken, iş bulmayı başaran arkadaşlarımız da asgari ücret düzeyinde maaşlara çalışıyor. Türkiye'de şu anda her üç gazeteciden biri işsiz. Yani gazeteciler çalışamıyor. 2016 yılında 780 gazetecinin basın kartı iptal edildi, 839 gazeteci yaptıkları haberler nedeniyle açılan davalarda hakim karşısına çıktı. 189 gazeteci sözlü ve fiziksel saldırıya uğradı. 157 yayın organı kapatıldı. 14 toplumsal olayda ise yayın yasağı kararı verildi. Türkiye'de 144 gazeteci yeni yıla cezaevinde girdi. Uluslararası basın meslek örgütlerine göre tüm dünyada hapiste 348 gazeteci bulunuyor. Yani Türkiye'de gazeteciler çalıştırılmıyor. Gazeteciler yaptıkları haberler nedeniyle hedef gösteriliyor. Bazı sosyal medya kullanıcıları tarafından kamuoyu önünde linç ve tehdit ediliyor. Bu zorluklar altında çok sayıda meslektaşımız yazmayı bırakırken bir çoğu başka sektörlere yönelerek evine ekmek götürmenin peşine düşüyor. Kamu adına sorgulama görevini yerine getiren gazetecilik zor günler geçiriyor. Yani gazeteciler gazetecilik yapamıyor. Kendini yalnız hisseden basın çalışanları bugünlerde halkın desteğine her zamankinden daha çok ihtiyaç duyuyor. Tüm baskı ve olumsuzluklara karşın 10 Ocakların yeniden gerçek bayrama dönüşmesi umuduyla bizler demokrasimizi, mesleğimizi kararlılıkla korumaya, mücadeleye devam edeceğiz.”
ÜNAL: ““DÜNYA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ SIRALAMASINDA 151. SIRAYA GERİLEDİK”
Törende daha sonra bir konuşma yapan MGC Başkanı Ahmet Ünal ise 1960’lı yıllara kadar mücadele eden gazeteci büyüklerinin kazandıkları hakların hemen hepsini, 1971 muhtırası ve 12 Eylül 1980 darbesiyle başlayan süreçte kaybettiklerini vurguladı. “Bu meydan gerçek gazeteciler meydanı” diyen Ünal, şöyle devam etti: “Dünya Basın Özgürlüğü Sıralamasında 151. sıraya gerilemiş bir ülkenin gazetecileri olarak bugün buradayız. 150 gazeteci arkadaşımızın şu an cezaevinde olduğu bir gün bu meydandayız. Bu meydan kalemini satmayan, ülkesi ve geleceği için mücadele eden gazetecilerin meydanı. Bu meydan Hasan Tahsin’lerin meydanı. Bu meydan 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal ile Samsun’a çıkan gazetecilerin meydanı. Bu meydanda biz geçmişin güzel günlerini anacak değiliz. Bu meydandan geleceğin güzel günlerini hayal ederek ayrılacağız. Bu meydandan gerçekten gazetecilik yaptıkları için cezaevinde olan arkadaşlarımıza selam göndererek ayrılacağız. Yaşasın Anadolu basını, yaşasın Cumhuriyetimiz, yaşasın bu ülkenin güzel geleceği için mücadele eden yüz binlerce gazeteci, yaşasın asgari ücretle çalışmaya çalışan gazeteci arkadaşlarım.” Ünal’ın konuşmasının ardından tören bir başka eyleme daha sahne oldu. Bu kez uzun yıllar yerel bir televizyon kanalında çalıştıktan sonra işsiz kalan Aziz Avcı, “Ekmeği büyütelim arkadaşlar” diyerek yanında getirdiği bir somun ekmeği törendeki meslektaşlarına dağıttı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
