Küresel riskler karşısında Mersin: Güvenli Liman, Stratejik Koridor
Ekonomi
02.03.2026 - 19:46, Güncelleme:
02.03.2026 - 19:54 22 kez okundu.
Küresel riskler karşısında Mersin: Güvenli Liman, Stratejik Koridor
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası bir kapanmanın küresel enerji ve ticaret hatlarında zincirleme etki oluşturacağını belirterek, “Mersin, Doğu Akdeniz’de güvenli liman ve stratejik koridor alternatifi olarak öne çıkmaktadır” dedi.
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası bir kapanmanın küresel enerji ve ticaret hatlarında zincirleme etki oluşturacağını belirterek, “Mersin, Doğu Akdeniz’de güvenli liman ve stratejik koridor alternatifi olarak öne çıkmaktadır” dedi.
Amerika ile İran arasında yaşanan gerilim sonrası MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır olası gelişmelerin bölge ve Mersin ticaretine etkilerini değerlendirdi. Çakır, Hürmüz Boğazı’ndan günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve önemli miktarda LNG taşındığını hatırlatarak, geçişlerin aksaması halinde enerji fiyatlarının yanı sıra tahıl, pirinç, şeker, yem hammaddeleri ve petrokimya girdilerinde de maliyet baskısı oluşacağını ifade etti.
Türkiye’nin Basra kaynaklı petrol tedarikinin yaklaşık yüzde 20’sinin bu hattan etkileneceğini kaydeden Çakır, “Enerji Bakanlığımız arz güvenliği açısından kısa vadede sorun öngörmüyor. Rusya, Azerbaycan ve Irak gibi alternatiflerimiz mevcut. Basra kaynaklı eksiklik ikame edilebilir. Ancak lojistik maliyetler ve sigorta primlerindeki artış hem liman operasyonlarını hem de sanayicimizi etkileyecektir” diye konuştu.
Navlun ve sigorta maliyetleri artabilir
Katar kaynaklı LNG sevkiyatında yaşanabilecek kesintilerin deniz trafiğini yavaşlatabileceğine işaret eden Çakır, alternatif rotalara yönelimin navlun ücretlerini yüzde 15-30 artırabileceğini belirtti. Artan savaş ve risk primlerinin sigorta maliyetlerini yükselteceğini, bunun da gemi işletme giderleri üzerinden ihracatçı ve ithalatçı firmalara ek yük getireceğini söyledi.
Petrol fiyatlarındaki artışın Mersin’deki akaryakıt ithalatı ve dolum tesisleri üzerinde maliyet baskısı oluşturabileceğine de değinen Çakır, Irak kaynaklı ham petrol transit akışındaki gecikmelerin de antrepo ve dolum tesislerini etkileyebileceğini kaydetti.
“Mersin güvenli alternatif”
Çakır, Basra Körfezi’nde güvenlik riskinin artması halinde Irak ve çevre ülkelerin alternatif transit güzergâh arayışına hız vereceğini belirterek, “Mersin’in kara ve demir yolu bağlantıları stratejik avantaj sunmaktadır. Limanımız 3,6 milyon TEU kapasitesiyle bölgenin en güçlü merkezlerinden biridir” dedi.
Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı ve Irak kaynaklı petrol trafiğinde artış yaşanabileceğini aktaran Çakır, Mersin’in Doğu Akdeniz’de güvenli liman olarak konumlanacağını vurguladı.
Kalkınma Yolu ve Mersin–Filyos Koridoru
Çakır, Irak’ın Fav Limanı’ndan başlayarak Türkiye’ye uzanması planlanan Kalkınma Yolu Projesi’nin bu tür krizlere karşı stratejik önem taşıdığını belirtti. Projenin demir yolu, kara yolu ve enerji nakil hatlarını kapsadığını ifade eden Çakır, “Hatların Adana ve Mersin’e bağlanmasıyla Türkiye krizlere karşı daha dirençli hale gelecektir” değerlendirmesinde bulundu.
MTSO’nun gündeme getirdiği Mersin–Filyos Koridoru’nun da kuzey–güney lojistik entegrasyonu açısından kritik olduğunu dile getiren Çakır, Afrika üzerinden Avrupa’ya ulaşan yüklerin 45 günde, Süveyş üzerinden 35 günde, Orta Koridor üzerinden 25 günde taşındığını, Kalkınma Yolu’nun ise 20 günün altına inebilecek bir süre avantajı sunduğunu söyledi.
Küresel güçlerin koridorları durma noktasına geliyor
Çakır, Çin’in Kuşak ve Yol kara hattı (İran geçişli) ile Hindistan merkezli IMEC (BAE-İsrail) ve INSTC (İran-Rusya) yol projelerinin mevcut jeopolitik riskler nedeniyle belirsizlik yaşadığını belirterek, deniz yolu güvenliğinin azalması halinde gemilerin Ümit Burnu’nu dolaşmak zorunda kalabileceğini, bunun da teslimat sürelerini 15-20 gün uzatacağını ifade etti.
Artan enerji maliyetlerinin küresel enflasyonu tetikleyebileceğini kaydeden Çakır, “Avrupa için Türkiye ve Mersin, hammadde ve ara mal tedarikinde en yakın ve güvenilir üretim üssü olarak öne çıkacaktır” dedi.
“Kendi koridorlarımızı oluşturmak zorundayız”
Tek bir hatta bağlı kalınmaması gerektiğini vurgulayarak MTSO olarak tüm riskleri değerlendirdiklerini ifade eden Çakır, ilgili kamu kurumlarıyla koordinasyon içinde alternatif senaryolar üzerinde çalıştıklarını belirtti. Çakır, “Sanayicimizi, ihracatçımızı ve lojistik sektörümüzü olası maliyet artışlarına karşı hazırlamak için aktif şekilde çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek bir güvenlik krizinin Mersin Limanı’nda doğrudan fiziksel kesinti oluşturmasının beklenmediğini dile getiren Çakır, kısa vadede asıl etkinin enerji, navlun ve gıda emtia fiyatları üzerinden hissedileceğini sözlerine ekledi.
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası bir kapanmanın küresel enerji ve ticaret hatlarında zincirleme etki oluşturacağını belirterek, “Mersin, Doğu Akdeniz’de güvenli liman ve stratejik koridor alternatifi olarak öne çıkmaktadır” dedi.
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası bir kapanmanın küresel enerji ve ticaret hatlarında zincirleme etki oluşturacağını belirterek, “Mersin, Doğu Akdeniz’de güvenli liman ve stratejik koridor alternatifi olarak öne çıkmaktadır” dedi.
Amerika ile İran arasında yaşanan gerilim sonrası MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır olası gelişmelerin bölge ve Mersin ticaretine etkilerini değerlendirdi. Çakır, Hürmüz Boğazı’ndan günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve önemli miktarda LNG taşındığını hatırlatarak, geçişlerin aksaması halinde enerji fiyatlarının yanı sıra tahıl, pirinç, şeker, yem hammaddeleri ve petrokimya girdilerinde de maliyet baskısı oluşacağını ifade etti.
Türkiye’nin Basra kaynaklı petrol tedarikinin yaklaşık yüzde 20’sinin bu hattan etkileneceğini kaydeden Çakır, “Enerji Bakanlığımız arz güvenliği açısından kısa vadede sorun öngörmüyor. Rusya, Azerbaycan ve Irak gibi alternatiflerimiz mevcut. Basra kaynaklı eksiklik ikame edilebilir. Ancak lojistik maliyetler ve sigorta primlerindeki artış hem liman operasyonlarını hem de sanayicimizi etkileyecektir” diye konuştu.
Navlun ve sigorta maliyetleri artabilir
Katar kaynaklı LNG sevkiyatında yaşanabilecek kesintilerin deniz trafiğini yavaşlatabileceğine işaret eden Çakır, alternatif rotalara yönelimin navlun ücretlerini yüzde 15-30 artırabileceğini belirtti. Artan savaş ve risk primlerinin sigorta maliyetlerini yükselteceğini, bunun da gemi işletme giderleri üzerinden ihracatçı ve ithalatçı firmalara ek yük getireceğini söyledi.
Petrol fiyatlarındaki artışın Mersin’deki akaryakıt ithalatı ve dolum tesisleri üzerinde maliyet baskısı oluşturabileceğine de değinen Çakır, Irak kaynaklı ham petrol transit akışındaki gecikmelerin de antrepo ve dolum tesislerini etkileyebileceğini kaydetti.
“ Mersin güvenli alternatif”
Çakır, Basra Körfezi’nde güvenlik riskinin artması halinde Irak ve çevre ülkelerin alternatif transit güzergâh arayışına hız vereceğini belirterek, “Mersin’in kara ve demir yolu bağlantıları stratejik avantaj sunmaktadır. Limanımız 3,6 milyon TEU kapasitesiyle bölgenin en güçlü merkezlerinden biridir” dedi.
Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı ve Irak kaynaklı petrol trafiğinde artış yaşanabileceğini aktaran Çakır, Mersin’in Doğu Akdeniz’de güvenli liman olarak konumlanacağını vurguladı.
Kalkınma Yolu ve Mersin–Filyos Koridoru
Çakır, Irak’ın Fav Limanı’ndan başlayarak Türkiye’ye uzanması planlanan Kalkınma Yolu Projesi’nin bu tür krizlere karşı stratejik önem taşıdığını belirtti. Projenin demir yolu, kara yolu ve enerji nakil hatlarını kapsadığını ifade eden Çakır, “Hatların Adana ve Mersin’e bağlanmasıyla Türkiye krizlere karşı daha dirençli hale gelecektir” değerlendirmesinde bulundu.
MTSO’nun gündeme getirdiği Mersin–Filyos Koridoru’nun da kuzey–güney lojistik entegrasyonu açısından kritik olduğunu dile getiren Çakır, Afrika üzerinden Avrupa’ya ulaşan yüklerin 45 günde, Süveyş üzerinden 35 günde, Orta Koridor üzerinden 25 günde taşındığını, Kalkınma Yolu’nun ise 20 günün altına inebilecek bir süre avantajı sunduğunu söyledi.
Küresel güçlerin koridorları durma noktasına geliyor
Çakır, Çin’in Kuşak ve Yol kara hattı (İran geçişli) ile Hindistan merkezli IMEC (BAE-İsrail) ve INSTC (İran-Rusya) yol projelerinin mevcut jeopolitik riskler nedeniyle belirsizlik yaşadığını belirterek, deniz yolu güvenliğinin azalması halinde gemilerin Ümit Burnu’nu dolaşmak zorunda kalabileceğini, bunun da teslimat sürelerini 15-20 gün uzatacağını ifade etti.
Artan enerji maliyetlerinin küresel enflasyonu tetikleyebileceğini kaydeden Çakır, “Avrupa için Türkiye ve Mersin, hammadde ve ara mal tedarikinde en yakın ve güvenilir üretim üssü olarak öne çıkacaktır” dedi.
“Kendi koridorlarımızı oluşturmak zorundayız”
Tek bir hatta bağlı kalınmaması gerektiğini vurgulayarak MTSO olarak tüm riskleri değerlendirdiklerini ifade eden Çakır, ilgili kamu kurumlarıyla koordinasyon içinde alternatif senaryolar üzerinde çalıştıklarını belirtti. Çakır, “Sanayicimizi, ihracatçımızı ve lojistik sektörümüzü olası maliyet artışlarına karşı hazırlamak için aktif şekilde çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek bir güvenlik krizinin Mersin Limanı’nda doğrudan fiziksel kesinti oluşturmasının beklenmediğini dile getiren Çakır, kısa vadede asıl etkinin enerji, navlun ve gıda emtia fiyatları üzerinden hissedileceğini sözlerine ekledi.
Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) ve diğer ajanslar tarafından eklenen tüm haberler, sitemizin editörlerinin müdahalesi olmadan ajans kanallarından çekilmektedir. Bu haberlerde yer alan hukuki muhataplar haberi geçen ajanslar olup sitemizin hiç bir editörü sorumlu tutulamaz...
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
